Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çırpıntılı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Ufak ve oynak dalgalı (deniz)

2. tıp , tıp , tıp , tıp , Çırpıntısı olan


çırpış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırpma işi

Örnek:

1. Kuştur desem ne kanat çırpışı var ne sesi.

1. Kuştur desem ne kanat çırpışı var ne sesi.


çırpışma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırpışmak işi


çırpışmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Kuşlar kanatlarını oynatmak


çırpıştırılış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırpıştırılma işi


çırpıştırılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırpıştırılmak işi


çırpıştırılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çırpıştırma işi yaptırılmak


çırpıştırış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırpıştırma işi


çırpıştırıverme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırpıştırıvermek işi


çırpıştırıvermek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çabucak çırpıştırmak


Telaffuz : çırpıştırı'vermek

çırpıştırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırpıştırmak işi

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çarçabuk, özensiz ve üstünkörü yapılan (iş)

Örnek:

1. Telif ücretlerinin yükselmesi, edebiyatçının daha rahat koşullar altında çalışmasını sağlayacakken çırpıştırma kitaplar hazırlanmasına yol açtı.

1. Telif ücretlerinin yükselmesi, edebiyatçının daha rahat koşullar altında çalışmasını sağlayacakken çırpıştırma kitaplar hazırlanmasına yol açtı.


çırpıştırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Emek harcamadan özensiz ve üstünkörü yapmak

Örnek:

1. O sıralar her gün Ulus'a başmakaleler çırpıştırmakta idi.

1. O sıralar her gün Ulus'a başmakaleler çırpıştırmakta idi.


çırpıya getirmek
Anlamı:

1. bir sıra veya çizgi üzerine getirmek


çırpma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırpmak işi

Örnek:

1. Bağ bozumu zamanı ceviz çırpmaya giderlerdi.

1. Bağ bozumu zamanı ceviz çırpmaya giderlerdi.

2. Kumaşın kenarını kıvırıp dikmek için iğne, kenara göre çapraz tutularak ve çift kattan batırılıp tek kattan çıkarılarak yapılan dikiş biçimi


çırpmacı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırpma işini yapan kimse


çırpmacılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırpmacının yaptığı iş


çırpmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek

2. İki şeyi birbirine çarpmak

Örnek:

1. Ali Bey ellerini çırptı, Elif Hanım, hepimize kahve diye seslendi.

1. Ali Bey ellerini çırptı, Elif Hanım, hepimize kahve diye seslendi.

3. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek

Örnek:

1. Ağacın dallarını çırpmak.

1. Ağacın dallarını çırpmak.

4. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak

5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Çalmak, hırsızlık etmek

6. spor , spor , spor , spor , Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak


çırptırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırptırmak işi


çırptırmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Çırpma işini yaptırmak


cırt
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses


cırt
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe


cırtatan domatesi
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Bir tür küçük domates

Örnek:

1. Tarla kenarlarından toplanan ufak tefek cırtatan domatesiyle pişmiş bol soğanlı bulgur pilavı tenceresini ateşten indiren ana ter içindeydi.

1. Tarla kenarlarından toplanan ufak tefek cırtatan domatesiyle pişmiş bol soğanlı bulgur pilavı tenceresini ateşten indiren ana ter içindeydi.


cırtlak
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses)

2. Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze)


cırtlaklık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cırtlak olma durumu


cırtlama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Cırtlamak işi